27 Mayıs 2007 Pazar

01.42

s.g

en büyük terorist haber bültenleri aslında

evinde gördüğün hamam böcekleri belki de kenedir
kaç yıldır alışweriş yaptıın fırında hamam böcekleri wardır belki
trafik kazası geçirebilirsin
ya da otobüste bi manyak bıçaklayabilir seni
sewgilin gizliden cep telefonuyla kameralar seni
belki
belki gittiin mekan patlayacak birazdan
gözünde canlandıramadıysan ii bak ekrana
ham bantta bacak kol kan ceset
bunu hep yapıolar s.g
daa neler de neler de neler war
ama usandım ben
onlar usanmıolar
türkçem bu denli bozuk
beni affet
belki
agresifim bugün

düzeltirim belki sonra
belki günlük

17 Mayıs 2007 Perşembe

17 mayıs 21.53

s.g

Ya ben bir süre yazmasam mı acaba? Mavi oje dediğim mavi mürekkepti günlük, dediklerimi anlatamıyormuşum gördüm; peki demediklerimi dedirtecek sözcükler türetebilecek miyim ben? Artık gülünecek halde değiliz, ben diyeyim Ağrı başkası desin Ararat ne farkeder ki? Dağ orada, gemi yok ama daha... Gemiyi de greenpeace yapacakmış... DA beni almazlar o gemiye... canım aşure çekti... tufan gelince aklıma...

tufan...

uykusuzluktan mı bilmem karamsarım sanki bugün... ama gördüklerim beni yordu son bir aydır... hep aynı şeyler günlük... ne sen sor ne ben söyleyeyim... sana şarkı yolladım günlük...

sus sus sus kimseler duymasın...

7 Mayıs 2007 Pazartesi

7 Mayıs 2007, akşam 8.50

Sevgili günlük

bu teşhircilik mi seni neden okutuyorum. önemli miyim ben. yuppi ! kanaat önderi miyim. beni okuyan bir şeyi okudum hayatım değişti mi diyecek.. e şıkkı mı?

izahı yok manası yok ama bu da böyle olsun

nasılsa vakitten bol neyi var biz fanilerin

7 Mayıs 2007, akşam 8.23

Sevgili Günlük,

Kendimden çok yoruldum, bitmez tükenmez hırslarımdan, yenilgilerimden, dalgalı saçlarımdan, fön makinesinden, yalandan düz saçlarımdan, yalandan gülümseyişlerimden, çok fazla yalandan… Benim gibi yalancılarla tanışıp kaynaşmak istiyorum… ÜÇ NOKTA.

Nereden başlasam, anneler gününde hediye almak istemiyorum, karşı reklâm kampanyaları düzenlemek eğer annenize hediye alırsanız çocuğunuz olmayacak demek, bu sürekli manasız tüketim dünyanın sonunu getirecek ya da bizi sona götürecek demek istiyorum. Ne farkeder ki! ÜNLEM

Az kullanılmış bir kalp taşıyorum. Kiralarım gerekirse. Böbrek ilanı gördüm bugün. ‘SATILIK BÖBREK’ Hastane önü, otobüs durağı... Annem dedi devlet yok mu? SORU İŞARETİ

Benim sözüm kalmadı. NOKTA

8 Mayıs 2007, akşam 11.45

Sevgili Günlük,

Erkek gibi bir kadın olmak istiyorum... Hatta Türk erkeği olmak istiyorum. Balmumcunun dediği gibi namuslu şerefli kolpacı olmayan biri olmak... ille de erkek olmak istiyorum. Her çiçekten bal almak, mecliste, tribünde küfür etmek, küfür etmesem de en azından delikanlılık budur demek... Hatta ve hatta cumaları camiye gidip diğer günler ezan okurken bile Eminönü'ne inen yokuşlarda kadınlara laf atmak istiyorum...

Daha neler neler istiyorum! Mesela koşarcasına yürümek zorunda olmamak, gezmeye gittiğimde bile sırf insanlar -erkekler- benim işim olduğunu sansınlar da benim sokağı işgal etmemi mazur görsünler, gezmemden gezenti kötü kız sanmasınlar diye koşarcasına yürümek zorunda olmamak istiyorum...

Anglo-sakson hatunlara benzeyip eşitlik halinde averajdan şampiyon olmak bu uğurda türlü estetiği yaptırmak, saçımı ille de sarıya boyatmak, kah anoreksik kah blumik kıvranmak, böyle yaşamak zorunda olmamak istiyorum...

Mesela Rus turistli saçma sapan, haber saati işgali, gereksiz televizyoncu buhranlarında gördüğüm bütün güzel bikinili kızların hep öyle gezdiğini sanmak, onların benim için bikini giydiğini sanmak, bunu denizle ilişkilendirmemekle kalmayıp bikini giyen ve Türkçe bilmediği halde Türkçe "Türk erkekleri şahane" diye bağıran kızların beni ilk gördükleri yerde boynuma atlayacaklarına sarsılmaz bir inanç geliştirmek istiyorum.

Daha gider bu...

29Nisan 2007, sabah 4.40

Sevgili Günlük,

Muhtıra vermişler, ben almadım. Ama ‘hatıra’yı çağrıştırdığı için sana döküyorum içimi.

Çevremde sanki bir sürü şey oluyormuş gibi, insanlar tepkili, gergin gerilmiş; ya da çevremde bir şeyler oluyor ve ben anlamıyorum.

Ben soru bile soramıyorum çünkü bizden önce felsefeyi aldılar günlük; felsefeyi aldılar ya matematik de artık işe yaramaz diye onu da çarpım tablosu ezberlemek sandırıp ondan da tiksindirdiler. Bildiklerimizden bilmediklerimize ulaşırdık belki matematik olsa, oysa şimdi hepimizin tek büyük ülküsü yükselmek ileri gitmek ve bir de o havuzlu villalar ya… İşte o havuzları bir doldurup bir boşaltıyoruz da su az… Susuzluktan bahsediyorlar, küresel ısınmadan, demokrasiden bahsediyorlar, seçimlerden… ‘Her seçim bir vazgeçiştir’ oysa, benim seçtiğimle vazgeçtiğim aynı olacaksa parmağımı neden maviye boyatayım. Soruyorum sana ‘Hangi oje yakışmaz ki bana?’ : Mavi!

Sevgili günlük, kafam karman çorman anladıysam arap olup Dubai kulelerini, İETT arsasını alayım. Anlamadığım anayasa mahkemesi demokrasi için tehlike midir? Mahkemeler kötü müdür? Sahi günlük demokrasi nedir? Eğer bize dedikleri gibi ‘kelle’ sayısıysa, biz hepimiz bir ‘Hött!’ diyelim bütün azınlıklar tırsmaz mı zaten?

Bir de türban sorunu var sevgili günlük pek anlamadım ben. Şimdi iki tane benden var, aynı şeyi düşünsün, kadın olan ben türban takarken erkek olan ben haliyle takmasın. Ama sadece kadın olan beni kapılardan çevirsinler. Saçma geldi değil mi günlük? Bana da geldi biraz ama düşünüyorum da french manikür yaptırsam mavi oje yakışır belki bana.

French manikür dedim de Sarkozy geldi aklıma. Bizi AB’ye alamaycaklarmış günlük. Yazık ama bize ‘sevmiyorlarsa horgörmesinler bari’ icabında annelerimizi de alıp kafamıza sıkar gideriz. Bizi müslümanız diye almıyorlarmış yani ‘tarım süsbansiyonu’ diye bir şey duymuştum onla hiç mi hiç ilgisi yokmuş. Peki biz ne zaman laikiz ne zaman müslümanız günlük?

‘Çift kutuplu dünya lazım silah satmak için’ dediler ‘yeni dünyda din var şimdi’ dediler. politika duyunca hemen uzaklaştım ordan. Ne olduğunu bilmediğinin şeylerin kötü olduğunu bilirsin çünkü. Zaten insanın başına ne gelse ya meraktan ya meraktan gelmez mi? Tek merak ettiğim mavi oje günlük, bir de piyasa beklentisi. Borsa düşer mi? Borsa tansiyon mu düşer mi? Oje fiyatları nasıl etiklenir bundan. Hangi oje mi? Elbette mavi…